PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ESMA ÜL HÜSNA'DA M.R. Bawa Muhyiddin (K.S)



Gariban
Sat, 27.11.2010, 23:37
ESMA ÜL HÜSNA'DA :

Biz Esma ül-Hüsna'nın manasından dağınık ve gevşek bir şekilde konuşuyoruz. Fakat İlm okyanusunu açıp baktığımızda, farkederiz ki esma olan kişi İnsan'dır. Esma; suret, beden, yahut şekil anlamındadır ve hüsna ise bu suretteki ALLAH'ın zatıdır. Zat, açıklamadır, O'nun rahmeti, O'nun sırrıdır. Bu Zat, 28 harf ile birbirine bağlanmış esma olan "Surat ul-İnsan" dan, İnsanın suretinden doğru görülmek zorundadır. Bu esmada Hüsna - O'nun vilayeti vardır. İlm okyanusundan anlasılması gereken şey budur. Bunu sadece yazıp ezberlemenin bir anlamı yoktur. Fakat; Resul'un "Gidin ve İlmi arayın"dediği gibi,bu en harika hazine olan İlahi İlmi aramalıyız. İlim budur. Su ana kadar gördüğümüz şeyler görülebilen şeyler hakkındaki yazılardır. Bu, sadece örneklerden öğrenmektir. Fakat Rasulullah'a gelen bu şey ise İlim'dir. Bu, kalp üzerine damgalanmıştır. Kalbin üzerine damgalanan ALLAH'ın kudreti ve kelimeleri hakiki İlim'dir. Vilayetler ise kalpteki ve kalpten doğru olan tecellilerden olan şeylerdir. Ve kalp açıldığı zaman, bu hal ibadettir ve dua halidir. Bunu anlamalıyız. Eğer bu durağı gerçekten anlarsak, o zaman bu mükemmel saflığın İlmi denilen şey gerçekleşmiş olur.

Çocuklarım! Sahip olduğumuz çeşitte bir bilgi ile, ALLAH'ın 99 güzel ismi olan Esma ül-Hüsna'nin tam bir anlayışına ulaşmayı asla ümit edemeyiz. Bu İlmi kullanmamız ve onunla her bir kısmı ince ince inceleyip icine bakmamiz lazim.

99'dan bir vilayeti, sadece bir tekini alsak, ve İlim kılıcıyla onu 10 milyon zerreye bölsek, ve bu bu parçalardan birisini alıp onu 10 milyon zerreye bölsek, ve sonra bu zerrelerden birisini alıp baksak içine , 99 zerrenin bir birlerine dokunmaksızın dönüp dönüp devir yaptiklarını görürüz.

Simdi, bu zerrelerin birisini alıp onu kesip 9 milyon zerreye acsanız ve onu inceleseniz, 99 zerrenin birbirine dokunmadan devrederek dönüp dönüp durduklarını ve ALLAH'ı tesbih ettiklerini görürsünüz. Şimdi, Bütün gerisini bir kenara attıktan sonra bir zerresini alırsanız ve onu 5 milyon zerreye kesip açarsanız ve bu parçaların birisini alıp baktığınızda, 99 zerrenin birbirine dokunmadan devrederek dönüp dönüp durduğunu görürsünüz. Bu parçalardan birisini tekrar alırsanız ve onu iki buçuk milyon kez keserseniz, diğerlerini bir kenara atıp içinden birisini alıp incelediğinizde yine 99 zerrenin devri daim yaparak bir birleri etrafinda dönüp dönüp durduklarını görürsünüz. O'nun vilayetleri, O'nun rezonansları ve O'nun sesleri biri diğeri etrafında devrederek bir birlerine dokunmadan dönüp dönüp dururlar.

Eğer bu zerrelerden birisini alır ve onu iki milyon zerreye ayırırsanız, bu zerrelerin birisi 99 zerrenin(kısmın) bir birine dokunmaksızın devri daim ile dönüp dönüp durduğunu gösterecektir. Bütün gerisini atıp bir tek zerreyi alarak onu bir milyon zerreye bölseniz, ve bu zerrelerden birisini inceleseniz , bu 99 halen birbirine dokunmadan devredip dönüp dönüp dururlar.

Simdi, bu zerrelerin birisini alıp onu 500 bin zerreye ayırsanız ve bunlardan birisini inceleseniz, tekrar 99 kısmın dönüp dönüp bir birine dokunmadan devrettiklerini göreceksiniz.

Simdi, bu zerrelerin birisini alıp onu 100 bin zerreye ayırsanız, ve bu zerrelerin zerresini alıp kestiğinizde, İlim ile kesmeye devam ettiğiniz müddetce, içinde bulunan kuvvet büyüyüp durur. Ve kesip baktığınızda, bu parlaklık birbirine dokunmaksızın 99'ar 99'ar devri daime devam ederler. Eğer bir zerreyi alır 50 in zerreye bölerseniz ve bunların birisini incelerseniz bir birine dokunmadan 99 zerre olarak devri daim edeceklerdir. Eğer bunu alıp bin parçaya kesseniz ve bunlardan birisini inceleseniz birinin diğeri etrafinda bir birine dokunmadan dönüp dönüp durduklarına şahit olursunuz.

Ondaki kuvvet tanımlanamayacak kadar aşırı büyüktür. Sizi yutacaktır. Sizi içeri çekeçektir. Suretiniz, İlminiz ve İrfaniniz kendinden gececek, bu kudret karşısında gözü kamaşacaktır. Böylece, bu kuvvet sizi, sizde bu kuvveti yutarsınız. Bu sadece ALLAH'ın vilayetlerinden birisinin halidir. Fakat, daha O'nun fiilleri, hizmeti, görevleri, nitelikleri, idaresi olan 99 vilayeti vardır. O'nun ifa ettiği gorevlerin hali bu dur. Esma-ül Hüsna denilen şey budur.

İlm ALLAH ile seni vuslat ve birlik haline getiren şeydir. Kalb yukarı ALLAH'a doğru döndüğü zaman o KALB'tir. Hilkate doğru aşağı dönerse o zaman köpektir. Aşağı doğru baktığı zaman , dışarıya doğru sarkık dili ile salyasını ağzından akıtan KELB'tir(Kelb arapçada köpek demektir). Kalp yukarı baktiğı zaman, ALLAH'a dönmüş bir KALB'tir. Bu kalb Bahrul-İlm'dir, İlahi İlm okyanusudur. İnsan'in Esma-ül Hüsna'nın manasını anlaması lazım, fakat bunu anlayacak olan köpek midir? Hayır. Kalp aşağı doğru baktığı zaman, sadece pislikleri, kemik, kir, leşleri ve atılmış şeyleri gören bir köpektir. Köpeğin ardına düşüp araştıracağı seyler bunlardır. Bu İlim değildir, bu KELB'tir. Kalp yukarı doğru ALLAH'a baktığında , işte İlm bu dur. Işte o zaman Bütün bu öğrendiğimiz şeyler doğru olur. Bu hal bizde belirmediği müddetçe, KELB olduğumuz müddetce orada doğru bir öğrenme yoktur... Orda İlm yoktur... Bu, şehvet köpeğinin öğrenmesi, koklaması ve yalamasıdır sadece. Fakat İlm; ALLAH'ın harikaları, O'nun rahmeti, O'nun hazinesi ve İnsana verilmiş olan Bütün bilgi olan Esma -ül Husna'yı anlayacak İlahi bilgidir. Bu İlm İnsan'a Bütün bunu anlasın diye ihsan edildi.

ALLAH sizlere İlahi İrfan ya da İlm ihsan etsin. Fakat İman'nınızı güçlendirmek zorundasınız. Her ne yapmaya koyulursanız koyulun İman kuvvetine ihtiyaç vardır. Her nefes , ALLAH'a doğru sizin niyetinizi taşımalıdır. Gözlerinizde , bakışlarınızda, ve her göz atışınızda ALLAH düşüncesi olmal. Gözlerini doğruyu ve yanlışı anlamalı. Kulaklarınız doğruyu ve yanlışı nasıl ayıracağını bİlmeli. Burun, doğru ve yanlış arasındaki farkı bilmeli. Dil doğru ve yanlışı ayird etmeli. Lezzet helali haramdan ayırmak zorunda. Bedenin, tavazu, ihtiyat, kötülükten tiksinme ve iç kuvvet gibi doğru nitelikleri anlaması lazım. Midenin sabır ve şükürü anlaması lazım.

Bizim her cüzümüz yapmak zorunda olduğu şeyi, gerçek bir şekilde anlar ve yaparsa, o zaman bu İlm hali olur. O zaman biz kötülük işlemeyiz. ALLAH'a doğru döndürülmüş oluruz. Fiziksel görüntümüzden yanlış olan Bütün şeyleri bertaraf etmiş oluruz, ve ondan sonra bize Bütünlük ve doğruluk yolu açılır. Hadi hepimiz bunu düşünelim şimdi.

Esma ül-Hüsna'nın sadece küçük bir anlamından bahsettim. İrfani olanlar onunla daha daha yükseğe gidebilirler. Bu açıklama bir karıncanın, bir kırmızı karıncanın, karıncaların en küçüğünün, Bütün karıncaların en hakir görülen ve küçüğü olan karıncanın İrfanına aittir. İrfan'a sahip olanlar, İnsan olanlar, onun ihtişamını anlayacaktır. İçinde ayırımcılık olanlar anlamayacaklardır. "Sen" ve ya "Ben" denilen şeye sahip olanlar anlamayacaktır. Benim ki senin ki , benim kitabım, senin kitabın, benim dinim, senin dinin diyerek fanatik ayrımcılığa düşmüş olanlar anlamayacaklardır. Fakat bu farklılıkları kurban etmiş, bu farklılıkları kesmiş atmış olanlar ALLAH'ın niteliklerini ve O'nun Esma ül-Hüsna diye bilinen şefkatli hizmetini anlayacaklardır. Esma ül-Hüsna, O'nun ifa ettiği hizmetlerdir(görevlerdir). Lütfen bunu anlayın.

Bu nedenle çocuklar, lütfen ALLAH'ın ilk sebep olduğunu bilip anlayın. Bunun için, inanç, inanç kararlılığı, bayrak gibi dalgalanmayan istikrar ve İman gereklidir. Bütün dünya, böyle bir İmana sahip olan kişiye karşı cephe alacak ve onu ezmeye çalışacaktır. Bu nedenle, şeytanın niteliklerini kesip atmak için, ALLAH'ın tahtı olan arşın kaplanı olarak bilinen, kararlılığın, istikrar ve İmanın o kudretli kılıcına sahip olmalısınız. Baska her şey kesip atılmalıdır. yapmamız gereken şey bu dur. Lütfen deneyin.

Hepimiz bu İlahi İlimi anlayabilirmiyiz. ALLAH İlmini üzerimize ihsan etsin. ALLAH bizdeki niteliklerini yeşertsin. Yaptığımız işleri fiilleri O'nun fiillerine çevirsin. Haydi, ciddi bir azimle O'nun sözüne itaatkar olmak için çalışalım. O'nu, O'nun Resulunü, ve O'nun kalbini takip edelim. Bundan doğru , Sır-at' ül mustakime dönelim, ve bu duayı direkt olarak ALLAH'a yapalım. Rahmetini üzerimize ihsan etsin.

Es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühu kulluh; ALLAH'ın huzuru, O'nun rahmeti , O'nun cömert ihsanları ve her şeyi üzerinize olsun.

M.R. Bawa Muhyiddin (K.S)

Referans: Muhammed Raheem Bawa Muhaiyaddeen, "Asma Ul-Husna-99 Beatiful Names of ALLAH", 2002 print ,The Fellowship Press, p.166-172.
Çevirmen: Barbaros Sert