Kul İhvani Biat Sohbeti

    http://www.muhammedinur.com/forum/vi...f=68287&t=8900






    Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin
    Abdike ve
    Nebiyyike ve
    Rasûlike ve
    Nebiyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve ummetihi...
    İnşae ALLAHurrahmân…

    Bir şeyden bahsediyordunuz.
    Salavat yapacağız ama sizin sohbetinizden sormak istediğiniz bir şey var mı Barbaros?

    Barbaros:
    Biat meselesini konuşuyorduk hocam.
    Bugün Asiye’yle konuştum da bana dedi ki: “Ben Mekke’de, Aleviyye tarikatına biat ettim. Onun virdleri var, O virdleri çekiyorum” dedi.
    “Bazen de, Morocco daki zâviyede çok saygı duyduğum başka bir şeyh var.
    O şeyhin de bazı virdleri var onları da bazen çekiyorum.
    Bir dağın tepesine bir sürü yol tırmanmakta, aynı zirveye, o yolların içerisinde bakıyorum, değişik çiçekler görüyorum, vahşi, değişik değişik, yabancı çiçekler çıkmış, hoşuma gidiyor, câzib geliyor bazen.
    Bana diyorlar ki, senin biat etmiş olduğun tarikatın, o kişinin verdiklerini çekmen lazım, diğerlerini bırakman lazım diyorlar. Bu benim yapmış olduğum şey yanlış mı?” dedi.
    Onu soruyordu.
    O sırada siz de yoktunuz internet üzerinden soramadım size.
    Benim anladığım biat hususunda, biat kişiye değil de “Resullullah Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize edilir” diye benim anladığım, bizim anlayış sistemimiz içerisinde.
    Diğer kişiler elektriği getirir diye benim bildiğim.
    Yani, “kişi kendisinden fayda gördüğü zikirleri, sürekli virdleri çektiği müddetçe, yan taraftan başka hoşuna giden vird olursa çekmemeli mi ya da şeyhine danışarak mı çekmeli?” bunun üzerine konuşuyorduk hocam.

    Evet o meşhur ağacın altındaki biat.
    Bu konuyu konuşalım Barbaros.
    Çünkü bu en çok istismar edilen, insanların kendilerini merak ettiği, insanların da istismar edildiği bir konu.

    إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَى نَفْسِهِ وَمَنْ أَوْفَى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا
    ---“İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh(yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsih(nefsihî), ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ(azîmen) : Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahdine vefâ gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir.”
    (Fetih 48/10)

    لَقَدْ رَضِيَ اللَّهُ عَنِ الْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِي قُلُوبِهِمْ فَأَنزَلَ السَّكِينَةَ عَلَيْهِمْ وَأَثَابَهُمْ فَتْحًا قَرِيبًا
    ---“Lekad radiyallâhu anil mu’minîne iz yubâyiûneke tahteş şecereti fe alime mâ fî kulûbihim fe enzeles sekînete aleyhim ve esâbehum fethan karîbâ(karîben) : Andolsun, Allah, sana o ağacın altında biat ederlerken mü'minlerden razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine 'güven duygusu ve huzur' indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir. .”
    (Fetih 48/18)

    Şimdi mesele nedir?
    Biz kimiz?
    İnsan nedir?
    İnsan, yani varlık olarak insan, kendini ne olarak görüyor?
    Nelere ihtiyaç hissediyor?
    Yemek yemeye neden ihtiyaç hissediyor?
    Neden inanmaya ihtiyaç hissediyor?
    Neden yemek yerken, akıl bakımından söylüyorum, zararlı bir şeyleri yememeye çok dikkat ediyor.
    Ateş yemiyor meselâ.
    İnançta da dikkat etmesi gerekiyor.
    Şimdi senin, benim, bizim yolumuz, elin parmağı kadarız ama, bizim yolumuz var.
    Damarlarımız gibi, aklımız, fikrimiz, vicdanımız, kalbimiz gibi bir yolumuz var.
    Bize ait yani, biz bunu tercih ediyoruz.
    Bu yolda, iki değişemez mesned; Kur'ân-ı Kerim ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemdir.
    Ne şeyhi, ne müridi, ne mürşidi, ne de bir şahıs hududu geçemez, geçerse doğru değildir.
    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden değildir.
    Biat Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem e mahsustur.
    Uyulması bu denli önemlidir.
    MuhaMMedî İlim, Edeb, İrfan ve Erkan bilen Ârif Kâmil İnsanlar asla insanları “biat et bana!” diyerek mecburen bağlamaz ve daima Biatın Merkezi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize yönlendirir köprü olur hasbî Hizmette İnşâallah.

    Bizim ayak bastığımız yer, vücudumuzu üzerine oturttuğumuz, fikir ayağımızın tabanı gibi bastığımız temel mesned,Kur'ân-ı Kerimdir.
    Bizi taşıyan Kur’ân-ı Kerim ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ise, seni de dinleriz, onu da dinleriz, bunu da dinleriz, konuşuruz, yapacağımızı yaparız.
    Ama biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hizbullah Gönül Gemisinden inmeyiz.
    İnersek neye bineriz, o ikinci alternatif; Hizbu’ş- şeytan alternatifi, Allah’ın karşısında olana, yasaklanana bineriz.
    İnsan aklı kandırılmaya daha müsaiddir.
    İnandırılmaya ise çok hizmet ister.
    Kandırılmaya hizmet istemez, çok basitçe kandırılabilir.
    Ama inandırmak için, kendinden inanacağı için onda olana inanacağı için oldukça zor.
    Tıpkı bir çocuk yetiştirmek gibi uzun zaman ve dikkatli uğraşaksın.
    Kandırmak istediğin çocuğun nesini kandıracaksın, herhangi bir şey dersin pat gider.
    Onun için de ben diyorum, meselenin İnşae ALLAH özüne bakalım diye.
    Şimdi, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemde olmayan bir şeyi kabul edersek büyük yanılgıya düşeriz.
    Bu makalenin devamı ve orjinalı forumdadır Kul İhvanİ bİat sohbetİ started by tamersah tarik Check out original post: Click here

    Google Arama

    %u00D6zel Arama

    Kardeş Sitelerimiz

    Uzerine Tikla

    Muhammedinur Eng

    Uzerine Tikla

    Namaz Vakitleri